Beyerdynamic DT 770 PRO İncemelesi – Furkan Satış

Haberi Paylaş

Herkese merhaba, önceki 2 içeriğimi, film tadında yapmaya çalışmıştım. Bugün, önemli bir kulaklıkla birlikteyim. Sizlerin karşısında olmak ve düşüncelerimi daha samimi bir dille aktarmak istedim. Bu videoda, Beyerdynamiğin, sektör standartı haline gelmiş olan efsanevi kulaklığı DT 770 PRO modelini inceliyorum. Efsanevi, çünkü 770 PRO ismiyle, ilk dizaynından bu tarihe, bu kulaklıklar neredeyse 40 senedir kullanılıyor.

Marka Hakkında
Beyerdynamic; kulaklıklar, mikrofonlar, amfiler, kablosuz ses sistemleri ve konferans sistemleri üreten, bu üretimin çoğunluğunu Almanya’da gerçekleştiren ve aynı zamanda şu anda dünyada hala aktif olan en eski ses firması. 1924’ten bu yana ürettikleri çoğu ürün ikonik bir hale bürünüp, sektörde efsaneleşmiş durumda.

Ön Bakış
DT 770 PRO’nun, müzik camiyasında bu kadar yaygın olarak kullanılmasının, tanınmasının arkası boş değil. Kendini ispatlamayı çoktan başarmış bir modelle karşı karşıyayız. Konforu, uzun yıllar kullanmaya oldukça elverişli olan dayanıklılığı ve müzisyenin veya dinleyicinin her ihtiyacını karşılayabilecek kalitede ki sürücüleri, bu güveni sağlıyor. İşte 770’in bulunduğu bu nokta, gerçek profesyonel seviyeye giriş bence. Bugün elimde, var olan 3 kardeşin tümü (32 Ohm, 80 Ohm ve 250 Ohm) mevcut.
Paket İçeriği / Aksesuarlar
3 modelin de kutu içeriği aynı.
Kutunun içerisinden ürünün kendisi dışında, bir adet bir adet 3.5mm den, 6.35mm ye dönüştüren adaptör, bir adet naylonumsu yapıda kulaklık çantası ve çeşitli belgeler çıkıyor.
Dönüştürücü adaptörü, kulaklığı mobil kullanım dışında, harici ses kartlarıyla veya amfilerle birlikte kullanmak isterseniz takıyorsunuz. Zira bu tarz donanımlarda 6.35mm standardı genellikle balanssız çıkış olarak yaygın bir şekilde kullanılmakta. Zaten mobil aygıtlarla birlikte, iyi kalitede verim alarak, sadece 32 Ohm’luk 770’i kullanabilirsiniz. Düşük çıkış gücünden müzdarip olan mobil aygıtlar, 80 ve 250 Ohm empedansa sahip 770’lere yeteri kadar enerji veremeyecektir.
Dizayn / Malzeme Kalitesi
Beyerdynamic DT 770 PRO, narin bir kulaklık değil. Forumlarda dolaşırken, birinin; “10 senedir kullandığım 770 Pro…” diye başladığı bir gönderiye denk gelmiş olmanız çok olası. Oldukça sade ve karakterli duruşunun dışında, standartların dışına taşmış bir tasarımla birlikte değiliz. Zaten standartın kendisiyle birlikteyiz. Kabinler çok sert plastikten yapılma. İki kabini bir arada tutan iskelet, metal yapıda. Güzel esniyor. Kırılma noktası, hata ile yapılabilecek esnetme hareketlerinden çok uzakta. Padler, çıkarılıp takılabilir yapıda. Değişmeleri gerekirse, bunu kolaylıkla yapabilirsiniz. Kablo, gövdeye sabit. Sürekli çantama koyup biryerlere taşıyacak olsam, kesinlikle çıkarılabilir kablo yapısının olmamasını eleştirirdim fakat bu kulaklık genellikle masada, kulaklık standının üstünde, ses kartı veya amfinin yanında durup, çalışmaya başladığınızda kulaklarınıza yerleştirmeniz için beklemede olacaklar. Yani bir eksi olarak değerlendirilmeyedebilinir.

Konfor
Başınızda, takılı kaldığı süre zarfında, 770 PRO’nun olduğunu unutmanız hayli zor. Sizi sıkı kavrıyor 770’ler. Bu iki açıdan iyi. Kafada çok stabil kalıyorlar ve dışarıya, ses dalgalarının kaçışını minimalize etmek adına önemli bir iş yapıyorlar böyle olarak. Tüy gibi oldukları söylenemez ama ben ağırlıkları konusunda da şikayetçi değilim. Üst kısmın kaplama malzemesi oldukça yumuşak. Ama her şeyden önce bu kulaklıkta konfor dendiğinde, asıl heyecanlanmanız gereken kısım padler. (32 Ohm dışında.) Bir kere konforla alakası yok biliyorum ama padlerin rengi benim en sevdiğim renklerin arasında. Konfora geri dönecek olursam, padlerin dolgusu, kulaklığın yüksek kavrama kuvvetine orantılı bir yumuşaklığa sahip. Bu ne demek? Eğer ultra yumuşak olsalardı, kavrama kuvvetinin yoğunluğundan dolayı, sürücüler kulağınıza çok yakın bir mesafeye kadar yaklaşırlardı. 770 PRO’nun padleri bu durumu iyi dengeleyen bir sertliğe sahip. Gayet konforlu. Konforu sağlayan diğer iki mesele; padlerin malzemesi ve kulağınızın içeride ne kadar geniş bir alana sahip olduğu. Padler, eğer saçınız varsa, cildinizle temas eden tek nokta olduğu için, ciltle uyumlu bir malzemeden üretilip üretilmedikleri oldukça önemli. Bu noktada 80 Ohm’luk ve 250 Ohm’luk 770 PRO’nun bu fiyat bandında eline kimse su dökemez. Denedim. Biliyorum. 32 Ohm’un ise satın alındıktan sonra ben padlerinin değiştirilmesini öneriyorum. Şart değil. Fakat kadife padler bana göre daha özeller. Son olarak, kulağı içine alan oda hayli geniş. Kulağınız içeride havasız kalmıyor ve özgür.
Kablo

3 farklı modıel. 3 farklı kablo. 32 Ohm’luk 1.6 metre, düz; 80 Ohm’luk, 3 metre, düz; 250 Ohm’luk, 3 metre(Uzadığında) sarmal kabloya sahip. Kablolar kalın ve sağlam. Her türlü çevresel faktöre karşı dayanıklı olacak şekilde dizayn edildikleri her hallerinden belli. Özellikle, en kolay yırtılabilecek yahut içeriden hasar alabilecek kısımlar, jak ve kulaklığa giriş kısımları, ekstra olarak korunuyor.

Ses Performansı
Profesyonel seviyeye giriş yaptığımızı, bu kulaklıkları amfimize takıp, sesi açtığımızda anlıyoruz. Herkese hitap edebilen bir kulaklık bu. Bu yüzden on binlerce kişi tarafından kullanılıyor. Türkiye de, bu fiyat bandında önerebileceğim en iyi referans kulaklıklarından biri net bir şekilde 770 PRO. Bu cümleleri 3 model içinde söylüyorum. Aynı zamanda şunu da söylemeliyim ki, gerçekten iyi bir amfiyle birlikte, 250 Ohm’luk versiyon daha yüksek bir potensiyele sahip. Şimdi bunun bazı sebepleri var. 3 farklı modelde de, sürücülerin diyafram yapısı, diyafram malzemeleri, frekans aralıkları, SPL, T.H.D gibi değerleri ve akustik prensipleri aynı. (Bu terimlerin ne oldukları hakkında doğru ve yeterli bilgiye sahip değilseniz üzülmeyin. Hepsini açıklayacak içerikler üreteceğim. Takipte kalın.) Farklı olan, temelde, sürücülerin bakır tellerinin kalınlığı ve sarım sayıları. Lafı çok uzatmadan, 3 model arasında ki ses farklılıklarının , diyaframın etrafında oluşturulan manyetik alanın yoğunluğuyla alakalı olduğunu söyleyebilirim. 3 model arasında değişiklik gösteren bu durum, driverların tepkisini değiştiriyor tabii ki. Durumu özetlersek, teoride, eğer diğer tüm etklenler sabitse, ki burada çok çok fazla etken var(diyafram malzemesi, diyafram kalınlığı, diyafram genişliği, kabin akustik tasarımı, padler, diyaframın kulağa karşı açısı, diyaframın kulağa ne kadar yakın olduğu vs…) hepsinin sabit olduğu ideal bir karşılaştırmada, sürücüsünün etrafında yüksek manyetik alana sahip olan kulaklık daha iyi sonuçlar verir. Aynı zamanda o kulaklık, yüksek dirence sahip kulaklık olacaktır.
3 kulaklığın ses performansı arasında, minimal farklıllıklar olsada, aynı temelin üzerinde duruyorlar. Karakterleri aynı. Ben gerektiği yerde o farkı göstereceğim. Göstermediğim noktada bilin ki 3 ü hakkında da geçerli anlattıklarım.

Tizler
Ben tizlere duyarlı bir insanım. Bu ne demek? Keskin tizler beni irite ediyor.
Birçok kişiden, bu kulaklığın rahatsız edici derecede parlak olduğu yorumunu aldım. Kesinlikle katılmıyorum. Rahatsız edici bir durum yok burada. Bugüne kadar piramidin en tepesinden ve en altından da olmak üzere birçok kulaklık dinledim. Bu yorumu yapanlar parlak kulaklık görmemişler. Karanlık yapıda bir kulaklık seviyor olabilirsiniz. Fakat unutmamak gerekir ki bir stüdyo kulaklığında, hava frekanslarında ki her mikro detaya ihtiyacınız olacaktır. Sahne genişliğine ve genel çözünürlük algısına da büyük katkıları vardır bu frekansların. 770 PRO’nun tizleri, artık profesyonel sahada olduğunuzun ilk göstergesi. Sürücüler, karmaşık şarkıların altından, gururlu bir savaşçı gibi boynu dik çıkıyorlar. Karmaşanın altında sahnenin yapısını bozmuyor ve burada çınlama olarak da isimlendirebileceğimiz rezonans olayına pek girmiyorlar. Oldukça fazla detay üretiyor bu sürücüler. Fark edilebilir bir detay farkı yok 3 model arasında. Bir modelde duyduğunuz her detayı, diğer iki model de size verecektir.
Midler
Vokaller, enstrümanlardan izole olarak sahnenin ortasında konumlanıyorlar. Erkek vokaller gövdeli ve doygun duyulurken, kadın vokaller bir miktar üst frekanslara doğru akışkanlık gösteriyorlar. Yani hali hazırda parlak master edilmiş şarkılarda fazla ışıldayabiliyorlar. 250 Ohm’luk model bu durumu en az yansıtan model. Vokallerin ve frekans skalasının orta bölümünde yer alan enstrümanların çözünürlüğü ve berraklığı ise bence asıl etkileyici olan kısım. Sanatçının ağzından çıkan harfler, kelimeler, birbirine karışmadan, oldukça anlaşılır bir biçimde üretiliyor. Sanırım bu, çokça yapımcının, vokal sanatçısının, monitör amaçlı 770’i tercih etmesinin sebeplerinin başında geliyor.

Baslar
Bir sürücüye, şiddeti yüksek baslar verdirtmek zor değil fakat bunu genel performansı bulanıklaştırmadan, boğmadan, ve çözünürlüğü düşürmeden yapmak zor olan. Hele ki tek yollu bir sistem ile bunu başarmaya çalışıyorsanız, tam bir mühendislik challenge’ı. Bu noktada, diyaframın genel yapı kalitesi ve büyüklüğü gibi unsurlar dışında, sorumluluğun büyük kısmı yine manyetik alanda. Bu bilginin ışığında, söylemeliyim ki, özellikle 32 Ohm’da, bas seslerde yüksek şiddete ulaşmak daha kolay olsada, 250 Ohm’luk model de, baslar daha yüksek çözünürlüklü ve daha iyi konumlanıyorlar. 80 Ohm’luk model ise, bu durumda iki modelin arasında kalıyor fakat 250’ye daha yakın. Fakat hepsinde, bas performansı, isabetli, eğlenceli ve etkileyici. Dünya çapında çoğu baskafanın onayını almış ürünler bunlar.
Ses Sahnesi / Imaging
Baslardan sonra, 3 model arasında ki farkın oldukça belirgin olduğu başka bir taraf da, Ses sahnesi ve sahne yerleşimi. Sahneyi, temelde 3 parametre ile değerlendiriyorum burada. Genişlik, yükseklik ve derinlik. Oldukça doğal bir değerlendirme yöntemi öyle değil mi? Belki Drake dinlerken değil fakat, “Act III Pluvial” dinlerken sahnenin önemi en ön safhada oluyor. Burada söylemeliyim ki, 250 Ohm’luk modelin, onlarca farklı dalga boyundaki frekansı aynı anda, daha iyi temsil edebilme özelliğinden kaynaklanıyor olacak ki, sahnesi daha derin. Farkedilir biçimde daha geniş veya uzun değil. Fakat daha derin. 250 ve 80 bu karşılaştırmada birbirlerine oldukça yakınlar. Fakat ilginçtir ki 32’deki enstrümanlar size çok daha yakın konumlanıyorlar. Padlerden dolayı olabilir. Bu noktada, üç modelin arasındaki farklılıkları belirttikten sonra söylemeliyim ki; bir sonraki incelememde ele alacağım DT 990 PRO alınmasın ama, sahne arkası kapalı bir kulaklığa göre, gerçekten büyük. Yerleşim ise, şahane.
Equalizer’a Tepkisi
Üç kulaklıkta, üzerlerinde her hangi bir ses manipülasyonu uygulaması yapılmasını önermediğim kulaklıklar arasında. Bu driverların doğal tepkisini dinlemenizi öneriyorum.
Ses Yalıtımı
Ses yalıtımını sağlayan unsurlar; padlerin dolgu ve kaplama materyalleri, kulağınıza ne kadar iyi ve sıkı oturdukları, ve materyaliyle birlikte dış kabin tasarımı, DT 770 PRO’da çok etkili. 32 Ohm’luk modelde 20 dBA, 80 ve 250 Ohm’luk modellerde 18 dBA civarında çevresel ses yalıtımı sağlanıyor.
Amfi Uyumu
32, 80 ve 250 Ohm. Üçü de, birbirinden bağımsız bir şekilde, iyi bir kaynak ve iyi bir amfi ile birlikte çok daha isabetli, kaliteli, ve eğlenceli çalacaklardır. Eğer bir ses kartı yada amfi alamıyor veya almıyorsanız, 32 Ohm’luk modelle yola devam etmelisiniz. Diğer modellerde, amfi kesinlikle bir ihtiyaç konumunda. Ben, bu ürünleri, “beyerdynamic A20” model amfi ile birlikte kullanıyorum. Bahsettiğim amfide dahili bir DAC çipi bulunmadığından, amfiye, RCA girişinden, doğrudan Fiio BTR5 model DAC’ımı bağlıyor, BTR5’i de, usb 3.0 girişinden bilgisayarıma bağlayarak, ham digital verimi almış oluyorum. Son olarak, tüm sistemi, akım ve voltaj korumalı prize bağlayarak; içeride ki elektronik komponentleri korumuş, ve elektriksel gürültüyü bir nebze daha azaltmış oluyorum. Müziklerimi Tidal aracalığı ile, MQA işbirliğiyle sağlanan, “Master Quality”’de dinliyorum. A20 oldukça lineer ve çıkış gücü her türlü kulaklığı tam performansa ulaştırabilecek kadar güçlü bir amfi.
Amfiler tam olarak ne işe yarar, türleri nelerdir, haklarında ki bir çok bilinmeyen gerçeği aydınlatacak içerikler de üretiyor olacağım. Merak edenler takipte kalabilir.
770’ler, A20 ile şiirsel bir performans sergiliyorlar. Fakat, özellikle home studio’larda, bir çok kişinin kullanmakta olduğu geleneksel ses kartları ile de etkileyeci olacaklarına emin gibiyim. Bu noktada, çoğu ses kartı ile 250 Ohm’da uyumlu olsa bile, 80 Ohm’luktan daha yüksek ses şiddeti alacağınızı belirtmemde fayda var.

Sonuç

Son Özet
Bugünlük bu noktaya kadar ilerlemiş olalım. Gelecek videolar da görüşmek üzere. Sanatla kalın.

Satın Alabileceğiniz Yerler
· Telesan
· Hesaudio
. Infomusic
. Yonka